Monthly Archives: Ocak 2012

İstanbul Moda Haftası 2012 Defile Takvimi

2012 ile birlikte başlayan inanılmaz yoğun çalışma programım nedeniyle 3 haftadır günde maksimum 4 saat uyuyabiliyorum, çoğu zaman uykumu öğle arasında alıyorum! Dolayısıyla sosyal hayatım artık yok, haliyle bu sene IFW de yok benim için :(

 

 

Ama olsun, defile programını yazayım, gitmiş kadar olalım. Hatta bir nevi İstiyorum Pazartesisi olsun bu yazı. Belki de kendimi klonlayabilmek ve klonum çalışırken çatır çatır gezebilmek gibi bir mucize gerçekleşir :)

LuxyBox Aralık Kutusu ve Rausch Renk Koruyucu Şampuan

Luxybox Aralık ayı kutusunu görmeyen kaldı mı bilmiyorum, herhalde kalmamıştır :) Rausch marka saç ürünleri, Lierac cilt bakımı numuneleri ve Mavala oje vardı kutuda. Rausch markasını daha önce hiç duymamıştım, kutudan çıkan şampuan ve bakım kremini hemen denedim..

 

 

Saçlarım omuz hizasında sayılır, şampuan numunesi 3 kullanıma yetti. Benim için şampuanın iyi olup olmadığını anlamak için bir kere yıkamak bile yeterli, bugüne kadar ilk kullanımda düşündüklerimi değiştirdiğim şampuan hiç olmadı..

 

 

Rausch Color Protecting Şampuan, avokado yağı ve atkuyruğu özü içeriyormuş. Boyalı saçın renginin kalıcılığını sağladığı söyleniyor. Açıkçası o etkiyi sağlayıp sağlamadığını görmek için yeterince uzun süre kullanmadım, yorum yapamıyorum. Benim saçlarım tek başına şampuan kullanırsam kurur, sertleşir, elektriklenir. Bu şampuanda da farklı olmadı. Kutudan çıkan saç bakım kremini kullanmam gerekti. Şampuana bayılmadım, kokusunu da pek sevmedim (avokado yağı değil erkek parfümü gibi bence!) ama yine de şampuanı beğendim, nerede satıldığını bilsem ve karşıma çıksa alabilirim. En azından saçıma daha uygun olan bir versiyonunu denemek isterim. Saç bakım kremini daha sonra yazacağım, çok beğendim onu. Keşke Luxybox’tan çıkan kağıtta bu markanın nerelerde satıldığını da yazsalardı. Beğendiğimiz ürünleri daha kolay bulabilirdik :)

Konu Dışı Cumartesi: Enginar Çayı

Enginar mevsimi henüz gelmedi ama marketlerde bulursam mutlaka alıyorum, çünkü (birçok sebze gibi) enginara da bayılıyorum! Salçalı, soğanlı yemekleri pek sevmediğimden sebzeleri genellikle haşlanmış ya da buharda pişmiş tercih ederim.. Gelişmiş damak zevkim herkesi şaşırtır hahah :P

 

 

Enginarı haşladığım suyu dökmüyorum ben.. Ev yapımı sebze çayı bir nevi :) Mevsimi gelse de bol bol yesek ve içsek :)

 

Bu arada, ojelerimi tanıdınız mı? (İpucu burada)

Sephora Jacuzzi Bubbles Oje

Sephora Jacuzzi Bubbles oje şişede duruşuna bayılıp denemeden aldığım bir oje. Dolayısıyla mat olduğunu eve gelip deneyene kadar anlamadım :) Aslında şişenin üzerinde yazıyormuş ama benim için mavi oje her türlü alınacak oje olduğundan dikkat etmemişim :)

 

 

Mat versiyonu da çok güzel ama ben şişedeki duruşunu daha çok sevdiğimden üzerine Sally Hansen Insta-Dri sürdüm parlak olması için. Yine de şişesindeki duruşu daha güzeldi, minik ışıltılar tırnağımda pek belli olmadı.. Yüzük parmağıma cila sürmedim, farkı belli oluyordur umarım.. Bu şekilde, sadece 2 kat sürdüğüm, cilasız mat oje bile 6 güne kadar soyulmadan dayandı. Bu nasıl bir oje, bu nasıl dayanıklılık çözemedim :)

 

 

Bu arada 5 ml’lik minik bir şişede satılıyor. İndirimle tanesi 3 TL’ye geldi ama bu kadar dayanıklı bir oje için tam fiyat da gönül rahatlığıyla ödenebilir. Bilirsiniz mat ojeler hemen soyulur. Üstünde cila olmadan bu kadar dayanıklılık, pes doğrusu :)

 

Sephora oje fırçası - Pastel oje fırçası

 

Sephora ojelerin fırçaları değişik, bildiğimiz fırçalardan daha yassı, ucu yuvarlak ve daha geniş. Oje sürmeyi çok kolay hale getiriyor, gerçekten çok beğendim. Sephora ojeler favori oje listeme ilk sıralardan giriş yaptı, hatta tekrar Sephora’ya gidersem diğer renklerine de bakacağım, size de öneririm :)

Flormar Pretty Cream&Glaze Lipstick P311

Flormar Pretty Cream&Glaze Lipstick serisi P311 numaralı ruj, eğer kapatıcı renkli nude rujlardan hoşlanmıyorsanız, hafif mora dönük nude rujlardan hoşlanıyorsanız tam aradığınız ruj olabilir!

 

 

Simsiz, krem yapılı, kolay sürülen bir renk P311. Flormar’ın resmi bilgilerine göre içerisinde üzüm çekirdeği ve kayısı çekirdeği yağı, ayrıca shea yağı, kakao ve mango yağı varmış. Haliyle bu kadar yağ olunca nemlendirme özelliği var, yok diyemem… Ama gel gör ki, bu rujda ve bazı yoğun yapılı başka rujlarda dudağımda ağırlık hissediyorum ben. Sanki o yoğun yağlar dudağımda ağırlık yapıyor! Psikolojik mi nedir…

 

 

Sürümü kolay, çizgilere dolup kötü gösterme özelliği yok. MAC Cremesheen rujlara kıyasla daha başarılı bence, ağırlık hissi vermesini saymazsak..

 

 

Duruşu da yukarıdaki gibi, tam hatırlamıyorum ama sanıyorum hafif sürmüştüm, kalıcılık testi yapıyordum, yoğun sürmeye tahammül edemezdim.. Yalnız ruj çok uzun süre kalıcı, zamanla rengi solma yapmıyor. Tabii yemek yemediğiniz sürece. Fiyatı 8 lira civarı ama tanıtım indirimiyle daha ucuza almıştım, indirim hala devam ediyor mu bilemiyorum :(

Bitenler 2012!

Gönül isterdi ki 2012′nin ilk bitenleri bir ruj, bir allık hatta bir far olsun ama ne yazık ki hala makyaj malzemesi bitirme konusunda başarılı değilim. Amaaa 2 ruj ve 1 lip balmda sona çok yaklaştım, 2012′de şeytanın bacağını kırmayı planlıyorum! :)

 

 

Bitirdiklerime gelecek olursak; her ikisi de daha önce yazdığım Gliss Shea Cashmere Şampuan (burada) ve Loreal Göz ve Dudak Makyajı temizleyici (burada). Her iki ürünü de seviyorum, tekrar tekrar alıyorum. Şimdi ise yeni bir şampuan serisi deniyorum, çok heyecanlı :)

 

 

Bir de uzun zaman önce bitirdiğim ama yazmayı unuttuğum AVON Senses Waterfall duş jeli var. 2012′nin biteni değil ama ekleyeceğim hatırı kalmasın.. Kokusu güzel, hafif ama kalıcı değil. AVON duş jeli seviyorsanız deneyebilirsiniz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...