Category: Cilt Bakımı / Skin Care

Biten Avonlar

Bitirdiğim ama çoğundan memnun kal(a)madığım ürünler..


1. Clearskin serisinden peeling etkili mentollü bu temizleyici yüzümü çok yaktığı için vücut peeling’i olarak kullandım, zaten artık satılmıyor olması lazım..

2. Dry Rescue saç serumu; yumuşacık yapması haricinde kırıklara bir etkisini görmedim. Zaten yapısı su gibiydi..
3. Mineral Gems Luminous Pearl vücut peelingi; yumuşacık bir scrub bu. Çok sevdim, tekrar alacağım.
4. Aynı serinin duş kremi; çok gereksiz bir şey bu. Ne kokusu var ne de bir şeyi, tavsiye etmem..
5. Göz makyajı temizleyicisi; bana hediye gelmişti. Gözleri bunun kadar yakan başka bir göz makyajı temizleyicisi görmedim. Zaten çok başarılı bir ürün de değil..
6. Jojoba yağlı lip balm/gloss; bu lip balmı çok seviyorum, bir sürü de yedeğim var. Bitsin yine alırım; çok başarılı, yumuşatıyor, gloss gibi duruyor, yapış yapış değil ve de çoook hafif pembelik veriyor.

Güneşten Korunma? – SPF? UVA? UVB?

Forumda AVON başlığında güneş koruması ile ilgili bir yazı yazmıştım, azıcık eklemeler yaptım, buraya da aktaracağım, benim arşivimde de bulunsun :)

Güneşten koruma ürünlerinde SPF (Sun Protection Factor) sadece UVB koruması anlamına gelir, UVA değil; halbuki cilde ulaşan UVA ışınları ciltte yaşlanmaya neden olur, dolayısıyla UVB koruması kadar UVA koruması da önemlidir.

UVB cildin üst yüzeyinde etkili olurken, UVA alt tabakalara inebildiğinden ve üst kısımda yanma vs. etkisi yapmadığından daha önceden güneşten koruma ürünlerine eklenmemişti. Çünkü güneşten koruma ürünlerinin asıl amacı cildi güneşten korumak değil, kızarmadan doğru dürüst bronzlaşmamızı sağlamaktı. Dolayısıyla bu ürünlerde UVA koruması olmasına dair herhangi bir kural konmamıştı, şu anda dünyada bu ürünlerde SPF değerinin 3′te 1′i kadar UVA olması şartı var.

Ultraviyole (UV) ışınları, elektromanyetik radyasyondur ve bu dalga boyları görünür dalga boylarının dışında olduğundan gözle görünmez. En önemli UV kaynağı tabii ki Güneş’tir; Güneş’ten UVA, UVB ve UVC olmak üzere 3 ışın yayılır. UVA (Ultraviyole-A ışını), 2 dalga boyunda etkili olur: kısa ve uzun; kısa 320-340nm, uzun 340-400nm dalga boyunda. UVB (Ultraviyole-B) ise 280-320nm’dedir. (UVC yeryüzüne ulaşamaz, Ozon Tabakası sayesinde)
UVA koruması olan her maddenin hem kısa hem de uzun dalga boyuna karşı koruması olmayabilir, ama istediğimiz şey hem kısa hem uzun UVA’ya hem de UVB’ye karşı korumadır çünkü UVB cildin dış yüzeyini etkiler (yanıklar, cilt kanseri vb neden olur) ama UVA cildin alt tabakalarını etkiler (yaşlanma etkisi).

En bilinen fiziksel güneş koruma maddesi Titanium Dioxide‘dır (titanyum dioksit), SPF sağladığı genel olarak bilinir ama titanyum tam manada UVA koruması sağlamaz; ona ilave başka maddelerin olması şarttır. Örneğin Zinc Oxide (içindekiler listesinden araması kolay olsun diye ingilizcelerini yazdım kimyasalların, çinko oksit Türkçesi) da çok önemli bir güneşten koruyucudur, bu da titanyum gibi fiziksel koruma sağlar ama ondan daha üstündür, hem UVA hem UVB’ye karşı korur.

Fiziksel koruma sağlamak demek de; bu maddelerin cildin yüzeyinde ince bir film gibi durduklarını gelen ışını yansıttıklarını düşünün. Aynen o şekildedir. (hatta burada yazdığım yazıda SPF’li ürünler ışığı yansıtır bu yüzden flaşlı resimlerde beyaz görünür demiştim hatırlarsanız..)

Fiziksel yansıtma benim şahsen tercih ettiğim koruma yöntemi ama bunun yanında kimyasal koruma da var. Kimyasal koruma gelen UV ışınlarını yansıtmaz ama cilde ulaşmadan absorbe eder. Bu maddelerden en bilinenleri:

oxybenzone: esasen UVB koruması + az miktarda UVA koruması
avobenzone: esasen UVA koruması + az miktar UVB koruması
homosalate: UVB
aminobenzoic acid: UVB
octyl salicylate: UVB
ecamsule: UVA koruması sağlar.

Yalnız kimyasal koruyuculardan henüz hem UVA hem de UVB’ye karşı etkili olan bir üye çıkmadığından güneş kreminde 2-3 tanesinin birlikte olması şarttır, alırken içindekiler kısmına göz atmanız lazım.. Bir de hassas ciltlerde bu maddeler alerji ve kızarıklık yapabilir.

Son not: Ben bu yaz (her ne kadar Avusturya’da çok güneş görmesem de) Avon’un Bronze UVA + SPF’li serisini kullandım, azıcık bile bronzlaşmadım kullandığım süre içinde. NC25-30 sınırında kaldım tüm yaz. İçindeki maddeleri hatırlamıyorum, kaplarını atmışım ama titanium dioxide, oxybenzone ve avobenzone içeriyordu diye hatırlıyorum. Bronze serisini güneşli günlerde kullanıyorum yine ben, yağlandırmıyor yüzümü ama tabii herkeste aynı olacak diye bir kural yok, denemeniz lazım..

Shiseido’nun çinko oksitli bir koruma ürünü olması lazım, başka markalarda da vardır muhtemelen :)

Son not 2: Bu uzun yazıyı okuyan herkese teşekkürler, saygılar, sevgiler :)

Hangisi daha önce bitecek?

Artık tüketim manyağı olduğuma kanaat getirip elimdekileri bitirme kararı aldım; böyle eğlenceli bir şey yapayım diyorum, belki sizlerden de katılanlar olur :)

Kısaca yazmaya çalışıcam bakalım yapabilecek miyim, pek vaktim yok bu ara biliyorsunuz :(

Far, allık gibi ütopik hayaller peşinde değilim, bitme ihtimali olan ürünler seçtim o yüzden.. İsim yazıp geçeceğim, eğer merak ettiğiniz ürünler varsa sorabilirsiniz :)

1-2 Lancome Hydrazen serisinin gece ve gündüz nemlendirici kremler, içlerinde az var sanırım 1 ay içinde biter ve kurtulmuş olurum, bir daha mı? Asla.

3 MAC Studio Stick fondoten; yaklaşık 1.5 cm kalldı bu fondotenim, en kısa zamanda bitirip, yerine yenisini almicam!

4 Flormar No More Breaks; çekmecede duracağına bari tırnağımda dursun!

5 Cecile Maxi Lips 03, misssss gibi hindistan cevizi kokuyor..

6 Avon Cool Pout, Natural Chill. Avon maalesef bu seriyi kaldırdı, mentollüydü bu glosslar..

7 Maybelline Watershine Chocolatte Glitters, işte benim favori glossum, çok bereketli, çantamdan hiç çıkmadığı halde (çok yıprandı garibim) hala bitmedi. Yarısından daha az kaldı. Bitsin mi bitmesin mi karar veremiyorum :)

Fotoğrafı çektikten sonra fark ettim bu yaz kahve glosslara dadanmışım :)

8 Avon Plump Pout serisinden Clearly Plump, bu da kalktı maalesef, fırsat köşesinde yakaladım aldım. Mentollü bu da üstteki Avon gibi, ferah bir his ve çok hafif dolgunluk veriyor, keşke kalkmasalardı :(

9 MAC Brow Set Clear, söz dinlemeyen kaşlarım için :(

10-11 MAC Graphblack ile Smashbox Smashing Emerald renkli kalemleri. En çok kullandığım kalemler, ikisi de asansörlü ve ikisi de %70 civarında.

12 Avon‘dan çanta boyu bir EDP, çiçek kokusu diye aldım sevmedim, itiraf ediyorum oda parfümü yaptım ben bu EDP’yi, 4′te 1′i kaldı sadece, ilk bu bitecek heheh

13 MAC Prep+Prime Lash, artık biiiiiiiiiiiiit!

14 Rimmel Extra Super Lash, Saroş‘un hediyesi, çok severek kullanıyorum, hatta elim başka rimele zor gider oldu. Bir kere daha teşekkür ederim Saroşcum :)

L’egere White Multi Blemish Balm Cream

Herkes gider Mersin’e, ben giderim tersine..

Yazın ortasında herkes bronzlaşmak için elinden geleni yaparken benim tek amacım beyaz kalmak, hatta ten rengimi daha da beyazlatmak. Bu yaz bana böyle bir akım geldi.. Beyazlık trendi malum Asyalı bloggerlarda popüler, ben de uzun zamandır bakınıyorum beyazlatıcı kremlere.. Düşündüm taşındım, en sonunda Amerika’dan alırım diye ertelediğim L’egere BB kremi almaya karar verdim..

O halde başlayalım; BB krem nedir?

BB (Blemish Balm) kremler ilk olarak sağlık sektöründe yüze lazer tedavi uygulandıktan sonra cildi rahatlatmak amacıyla geliştirilmiş, tahmin edilenden daha başarılı olunca şirketlerin özellikle Koreliler’in ilgisini çekmiş. Ünlülerin kullanmasıyla popüler olmuş ve birçok marka çıkmış. Şu anda BB kremler çoğu ülkede çok satıyor, en popüler markalar L’egere, BRTC, Missha ve Skin79.
Kremin faydaları say say bitmiyor, düzenli kullanımda içindeki etkin maddeler cildin kusurlarının düzelmesine yardımcı oluyor, yaraların görünümünü düzelterek cildin yenilenmesini sağlıyor. (Paketin üstünde, “sun protect + make up base + skin cover + foundations for 24 h + whitening..” şeklinde açıklamasını görebilirsiniz.) Her ne kadar güneş koruması olduğu iddia edilse de kesin olarak ne kadar koruduğu belirtilmediğinden altına güneş koruyucu kullanıyorum ben yine de. Beyazlaşmaya çalışırken bronzlaşmak istemem :P
Kremi birkaç gündür sürekli kullanıyorum ve çok memnunum. Cilt bakım ürünü gibi tanıtılmasına karşın, bana daha çok renkli nemlendirici gibi geldi. Kapatıcılığı örneğin bir Face&Body; fondotenden daha fazla ama bir Studio Fix Fluid değil, orta kapatıcılıkta yani.
Aklıma gelebilen tek kötü yanı sadece 1 renginin olması. Asyalı kızların belli bir renkten daha koyu olacağını düşünmediler sanırım :) Ben NC30′um, benden en fazla 1 ton daha koyu biri kullanabilir bu kremi, daha esmer olanlara maalesef beyaz kalır. Zira krem (resimdeki miktar tüm yüze fazla bile geliyor) yüze sürüldükten sonra beyazlaşıyor biraz daha. Tam ten rengini buluyor ve o kadar doğal ki yüzünüzde bir şey olduğu asla anlaşılmıyor. Zaten Koreli ünlüler tarafından tercih edilmesinin nedeni yüzde hiçbir şey yokmuş gibi durması ama canlı ve düzgün görünüm vermesiymiş..
Suya karşı dayanıklı olduğundan (ama waterproof değil, water resistant) terlemeyle çıkmıyor. Uzun süre telefonla konuşsanız bile ekrana yapışmıyor, yastıklara kıyafetlere bulaşmıyor ve gerçekten bu acayip İstanbul sıcağında bile tüm gün yüzde kalıyor.
Birkaç kişiden baz olarak şahane olduğunu duydum ama üstüne tekrar fondoten sürmek çok gereksiz geldi bana. Eminim o şekilde daha düzgün görünüm veriyordur ama gerçekten gerek yok, hele ki bu yazın sıcağında kat kat kesinlikle gereksiz. Ben üstüne MSF Natural pudramı kullanıyorum, çünkü krem ne kadar harika olsa da benim cildim parlıyor yapacak bir şey yok, yazın pudra şart bana.
50 gr’lık kutularda satılıyor ama dediğim gibi çok az miktarda ürün kullanmak bile yeterli geldiğinden uzun süre gideceğine eminim. Fiyatı genellikle 29.99 dolar civarında, ben Ebay’de tavsiye edilen satıcı ianhaze‘den aldım (Dükkanına buradan bakabilirsiniz), 10 günde elime ulaştı.
Bir daha alır mıyım? Kesinlikle evet! Hatta şimdiden bir dahaki sefere aynı satıcıdan 2li paket halinde almayı planlıyorum ;) Artık yazları başka bir şey kullanacağımı sanmıyorum. Hem tedavi edici özellikli hem de kapatıcı bir ürün bulmuşken ve memnunken fondotenlerle yüzümü yormayacağım. Kokusu, yapısı, miktarı ve fiyatı güzel bu kreme 100 puan veriyor ve ihtiyacı olan herkese tavsiye ediyorum :)

MAC Volcanic Ash Thermal Mask

MAC’in sonbahar koleksiyonlarından en çok merak ettiğim, en büyük hasara uğrayacağım koleksiyon Style Black (Koleksiyon detayları burada). En ilginç ürün şüphesiz Greasepaint Stick kalem ve mineral farlar ancak ünlü Volcanic Ash Exfoilator ve Volcanic Ash Thermal Mask de merakla beklenenlerden. VAE’den 10′ar tane alıp stok yapanları duymuştum, çok güzel diyorlar.. Volcanic Ash Thermal Mask’ı (VATM) ise MAC daha önce başka bir koleksiyonla çıkaracağını duyurmuş, son anda iptal etmişti.
Geçtiğimiz hafta VATM’ı alma fırsatım oldu. İlk önce MAC’in ürün hakkındaki beyanı:
VATM contains natural volcanic ash to cleanse and treat the skin. The mineral-rich ash works with oat kernel flour to help absorb excess oil from the skin’s surface. A combo of natural oils (lavendar, sunflower, safflower seed and evening primrose) help lubricate the skin, leaving it feeling soft and moisturized. It helps to even out the skin’s texture and leaves the skin feeling smooth and perfected for makeup application. The unique formula glides effortlessly onto the skin, allowing ample playtime. The mask heats up on the skin when used with water and removes impurities from the surface, leaving skin looking radiant and fresh. Use 1-3 times a week. Derm-tested, non-acnegenic and for all skins. 3.4oz (Limited Edition) [Temptalia'dan; link]

Bulduğum birkaç yorumda maskenin içinde Vanuatu’dan gerçek volkanik küller var deniyor, cildi zorlamadan derinlemesine temizlik sağladığı söyleniyor.
Maske temizlenen cilde, cilt hala nemliyken uygulanıyor. Suya değer değmez ısınmaya başlıyor, işte o zaman harika hissediyorsunuz :) 1-2 dakika ciltte kaldıktan sonra ılık suyla temizleniyor. Daha ilk kullanımda verdiği temizlik hissini fark edebiliyorsunuz, gıcır gıcır olmuş gibi hissediyorum birkaç gündür :) Siyah rengi ve kokusu ise harika! Stok yapanları anlayabiliyorum, hatta ben de yapabilirim, çünkü bu maske bunu hak ediyor! Kesinlikle tavsiye ediyorum :)

Flaşsız:

Flaşlı:
Not: Style Black, Amerika’da 24 Eylül 2009′da, Türkiye’de ise muhtemelen Ekim sonunda satışa sunulacak.

Saten Sirli Ağda Bantları

Yandaki ankette ürün tanıtımı isterken acaba istediğiniz şey bu muydu? :P Son zamanlarda tanıştığım bu ağda bantlarını tanıtmak istiyorum, kutusunda “yüz” için olduğu yazıyor ama neresi için olduğunu biliyoruz :) Kibarca tabirle “dudak üstü tüyleri” için bu bant..

3 haftadan uzun süren yurtdışı seyahatleri benim için stres kaynağı.. Nedense oralarda kuaför yokmuş, ya da gitsem de derdimi anlatamayacakmışım gibi gelir :P O yüzden kendi kendime halledebileceğim şeyleri tercih ediyorum.. Bacak ve koltukaltı için lazer epilasyona başladım, göbek için de yaptırmayı düşünüyorum, ancak yüze epilasyon önermediler gittiğim merkezde.. Dolayısıyla eski yöntemlerle baş başa kaldım. Kendi kendime “dudak üstü tüylerini” iple de alabiliyorum ama bu uzun süren bir işlem.. En azından benim için, özellikle ortadaki alan her zaman kalıyor iple alırken.. Charlie Chaplin gibi oluyorum, acıdan pes ediyorum da heheh :P pp

Uzun zamandır hazır kesilmiş ağda bantlarını tercih ediyorum. Bu konuda birçok marka denedim, genellikle marketlerden aldığım rastgele markalar bunlar, özellikle seçmedim.. Şu ana kadar bizzat denediklerimin içinde en iyisi Saten marka sirli ağda bantları. Tek seferde hallediyor, geride kıl bırakmıyor, bu çok önemli. Bir de cahil bir kuaförün vücut için kullanılan sir ağdayı dudak üstüme yapıştırması ve caart diye üst deriyi parçalaması yüzünden o bölgede inanılmaz bir hassasiyet durumu var, çok çabuk kızarır ve yara olur. Bu markada ne yara oldu ne de hassasiyet, o yüzden gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum..

Paketin içinde 18 adet tek taraflı bant var, bu aslında 9 çift demek; ağdalı yüzleri birbirine bakacak şekilde yapıştırıldıklarından 9 çifte denk geliyor. 1 çift “bıyık” bölgesini tamamen temizlemeye yetiyor. Kullanmadan önce avuç içinde ısıtarak kullanılıyor bu bantlar. Ben bir seferde tüm alanı almaya çalışmıyorum, 3 hamlede hallediyorum; önce bir yan, sonra diğer yan, en son da orta kısım.. Ağdayı kılların çıkış yönüne doğru yapıştırdıktan sonra sol elimle deriyi gerginleştirip sağ elimle kılların çıkış yönüne ters olarak tek hamlede çekiyorum. Bitirdikten sonra kutunun içinde çıkan mendilleri de kullanabilirsiniz, ben kullanmadım daha. Çünkü evde mendilleri açmaktansa Vi-vet marka E vitaminli Sir Ağda Sonrası Temizleme ve Masaj Yağını tercih ediyorum.. Bir miktar pamuk üstüne alıp uyguladığım bu yağ sayesinde cildim rahatlıyor, kızarıklık daha kısa sürede geçiyor ve ertesi gün minik minik sivilceler oluşmuyor..

Saten Sirli Ağda paketini alalı birkaç ay olduğu için fiyatını hatırlamıyorum ama 7-8 TL civarı olması lazım :/ Herhangi bir kuaförde seansına 3-5 TL vereceğinizi düşünürseniz fena değil.. Son olarak da birkaç kişiden sir ağda kullanınca bıyık bölgesinde kırışma olacağına dair yorumlar duydum ama şahsen bu bilgiye inanmak istememekle birlikte göz ardı etmemenizi de belirtmek isterim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...