Basın Bültenlerini Sevenler El Kaldırsın
| 10 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Konu Dışı |
(Poll; Do you like press releases in the blog?)
Aslında böyle bir yazı ne zamandır aklımdaydı, biliyorum basın bültenlerinden hiç hoşlanmayan birçok kişi var
Belki fark etmişsinizdir eskisi kadar bloga zaman ayıramıyorum. Blog yazmak benim için bir numaralı hobilerden biri. Kafamı dağıtıyorum, eğleniyorum ve en azından bir kişiye yararım olsa mutlu oluyorum. Ama burada gördüğünüz bir yazı sadece yazmakla bitmiyor, fotoğraf çekmek, çekilenleri kırpmak, etiketlemek, düzenlemek derken bir yazı için ortalama 2-3 saat harcayabiliyorum. Bazen bazı konularda bir sürü görsel oluyor, her burada görünen bir görsel için arka planda en az 6-7 ayrı kare oluyor, ki içlerinden en iyisini seçebileyim.
Şikayet ettiğim düşünülmesin, zaman alan bir iş olduğunu söylemeye çalışıyorum. Zaten genellikle yazılarımı zaman bulduğumda 3′er 4′er yazıp zamanlıyorum, blogda teker teker çıkıyor. Buna rağmen bazen o kadar yoğun çalışmam gerekiyor ki blogu açamıyorum bile. O zaman da hep aynı şeyler olmasın diye basın bültenlerini yayınlıyorum. Aslında ben bültenleri seviyorum. Nasıl bir dergide yeni ürünlerle ilgili haberler olur, böylece yeni çıkacak ürünler hakkında fikrimiz oluyor, bunu da ona benzetiyorum. Ben bu yazıları okumayı seviyorum. Tanıtımlar olmasa almayı aklıma bile getiremeyeceğim güzel ürünleri keşfettim. Birçok kişinin de işine yaradığını duyuyorum. Yabancı bloglar yapınca aaa ne güzel diyoruz, yeni çıkacak ürünleri gördük diyoruz, burada da olsa fena mı olur
Özetle, durum budur. Ben de her gün güncellemek, ürün tanıtmak isterim ama maalesef her zaman istediğimiz olmuyor. Bundan sonrası için sabahları ürün tanıtımı, öğleden sonra basın bülteni eklemeye karar verdim. Böyle bir ayırım herhalde şimdilik yeterli olur. (Bu arada sabah yazılarını 7.30′da akşamları da 17.30′da yayınlıyorum) Başka fikirleriniz varsa, basın bültenleriyle ilgili söylemek istediğiniz herhangi bir şey varsa merak ediyorum, lütfen bir iki cümle de olsa yorumlara yazın.
Sevgiler
RoC® Retin-Ox Multi Correxion Serisi
| 10 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Cilt Bakımı / Skin Care |
(Roc Retin-Ox Multi Correxion; Press Release in Turkish)
RoC® Retin-Ox Multi Correxion Serisi formülünde pekçok değerli vitamini içerir ve bu vitaminlerle cildi besler, kırışıkların oluşumunu önlemeye yardımcı olur , kahverengi lekelerle savaşır. Kırışıklar, sarkmalar, kahverengi lekeler, cilt kuruluğu ve cildin donuk görünüme karşı üretilmiştir.
Multi-Action kompleks sayesinde cildin yaşlanmasına bağlı olarak ortaya çıkan birden fazla belirti ile savaşan tek bir ürün. Olgun ciltler için özel olarak geliştirilmiş olan Multi Correxion Yaşlanma Etkilerine Karşı Yenileyici Bakım Kremi, yoğun nemlendirici formülü ile ciltte en sık görünen Kırışıklar, Sarkmalar, Kahverengi Lekeler, Cilt Kuruluğu ve Donuk Cildin Donuk Görünümü gibi yaşlanma belirtileriyle savaşır ve içerdiği yenileyici aktif maddeler ile cildin yenilenmesine yardımcı olur. SPF 15 Güneş Koruma Faktörü ile güneş ışınlarından kaynaklanan cildi yaşlanma etkilerinden korur. Günden güne cilt kendini yeniler, yoğun şekilde nemlenir ve sıkılaşır, kırışıklıkların ve kahverengi lekelerin görünümü azalır. Cilt daha sağlıklı ve parlak bir görünüm kazanır. Makyaj için mükemmel bir zemin oluşturur. Tavsiye edilen tüketici fiyatı 84TL
Benjamin Millepied: YSL’in Yeni Erkek Yüzü / YSL Men’s Fragrance Face
| 09 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Parfüm |
(Scroll down to read this Press Release in English)
L’Homme için Olivier Martinez, La Nuit De L’Homme için Vincet Cassel’den sonra Yves Saint Laurent erkek koku üçlemesinin üçüncü parfümünü Benjamin Millepied temsil ediyor. Henüz ismi belli olmayan parfüm Eylül ayında satışa sunulacak.
Yves Saint Laurent Beaute Uluslararası başkanı Renaud de Lesquen şunları söyledi;
“Benjamin’in benzersiz stili, özgürlüğündeki yaratıcılık, pozitif enerji yayan ve göz kamaştırıcı cazibesi tüm oylarımızı kazanıyor. Kendi kuşağının en büyük yeteneklerinden biri olan bu tanınmış dansçı ve kareografın Yves Saint Laurent maskulenliğine yeni bir boyut katacağına inanıyor ve aramıza katıldığı için mutluluk duyuyorum.”
33 yaşındaki Fransız dansçı Benjamin Millepied, gişe rekorları kıran “Black Swan” filminin kareograf ve oyuncusu ve aynı zamanda Natalie Portman’ın nişanlısı ve geçtiğimiz ay dünyaya gelen erkek bebeğinin babası.. Sevdik mi?
***************
Benjamin Millepied, 33-year-old French dancer and choreographer and actor of “Black Swan” and also Natalie Portman’s fiancee and father of her baby boy, is chosen for the third in a line of YSL scents which includes Olivier Martinez for L’Homme and Vincet Cassel for La Nuit De L’Homme.
Name of the third fragrance is not known but will be out in September.
LTB’den Yüzde 70′e Varan İndirim
| 08 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Moda |
Jimmy Choo, İlk Erkek Ayakkabı Koleksiyonunu Tanıttı! / Jimmy Choo Unveils His First Men’s Shoes Collection!
| 08 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Moda |
(Scroll down to read in English)
Moda dünyasında kadınlar için tasarladığı ayakkabılarla ün kazanan İngiliz markası Jimmy Choo, ilk erkek ayakkabı koleksiyonunu, web sitesinde modaseverlerle buluşturdu. Dileyenlerin site üzerinden ön sipariş verebildiği erkek koleksiyonu, 6 Temmuz’da dünyada sadece 50 mağazada satışa girdi. İstanbul’da ise aynı tarihte, Jimmy Choo İstinyePark Butik’te müşterilerin beğenisine sunuluyor.
Koleston Köpük Boya Deneyimi
| 07 Temmuz 2011 | Posted by marjo under Saç |
(Scroll down to read a brief summary on foam hair dyes in English)
Uzun zamandır ince telli, cansız ve düz siyah saçlarım canımı sıkıyordu. Hareket ve canlılık kazandırmak için kullanmadığım serum, şampuan kalmadı. En sonunda bir sabah hareket kazansın diye balyaj yaptırmaya karar verdim, tam da o gün DenedimBiliyorum.Com‘dan Koleston Köpük Boya paketi geldi. Saçımın siyahlığını çok seviyorum; karamel, kahve, bal köpüğü gibi tonlara boyamayı düşünmüyorum. Boya paketini de kesin kahve göndermişlerdir diye beyaz köpüklerle kaplı kutusundan bile çıkarmayacaktım neredeyse. Tabii ki merakım ağır bastı, 2/8 Böğürtlen Siyahı olduğunu da okuyunca tamam dedim, ilahi bir işaret bu
Bugüne kadar bırakın normal boyaları, kuaförde bile saç boyatmamış biriyim. Saç nasıl boyanır hiçbir fikrim yok
Youtube’da bir video izledim, tamam dedim, kolaymış ben bu işi beceririm
(cahil cesareti gibisi yok) Kutudan çıkanları masama yaydım, 1 numaralı şişeyi 2 numaralı şişeye döküp karışımı hazırladım. 3 defa çalkaladım, saçıma diplerden başlayarak sürdüm. Bu arada ellerim eldivenli olmasa fotoğraf da çekmek isterdim, boyanın rengi tam mor, böğürtlen rengi. Keşke patlıcan rengi olsa saçlarım diyordum zaten, ah keşke sonuç öyle olsa diyorum içimden
Bu arada köpük boya saçtan akmıyor, belki akar diye omzuma havlu sermiştim ama akma damlama yapmadı. Zaten köpük olduğu için saçları tepede toplayabiliyorsunuz (duşta şampuanla tepede toplar gibi), herhangi bir şey sarmaya gerek yok, ben sarmadım en azından. Sadece ilk deneyimim olduğu için alnıma ve kulaklarıma vazelin sürdüm, ki taşırırsam boyanmasın
40 dakika bekledikten sonra saçımı yıkadım, mor mor sular aktı
Kuruttuktan sonra sonucu beğendim; yumuşacık, parlak ve güneş altında çok hafif mor yansımalar olan siyah saç. Kendi saçım zaten siyah olduğu için boyandığı belli olmuyor. Tek tük beyaz teller vardı, onlar kapandı. Yukarıdaki fotoğrafı çektiğimde boyayalı yaklaşık 3 hafta olmuştu. Akma var mı bilmiyorum, fotoğraftan pek belli olmasa da hala parlaklığı duruyor bana kalırsa. Beyaz teller de gözüme çarpmadığına göre henüz akmaya başlamamış. Şu anda boyanın saçımdan akmasını bekliyorum, bioform yaptıracağım için saçın boyasız olması gerekiyor. Özetle Koleston köpük boyadan ben çok memnun kaldım, köpük olduğu için renk her tarafa düzgün yayılıyor ve bulaşma sorunu olmuyor. Keşke daha morumsu olsa rengi ama sonuçta siyah renk için zaten kömür siyahı ve mavi siyahından başka seçenek yok hazır boyalarda. Son olarak, kullanma rahatlığını çok sevdim. İlk defa saç boyayan biri bile rahatlıkla yapabilir. Saçı kurutmuyor, plastik gibi yapmıyor. Merak ediyorsanız, denesem mi diyorsanız deneyin bence.
Notlar:
- Koleston Köpük Boya, bana gönderildiğinde DenedimBiliyorum’la anlaşmalıydı ve marketlerde satılmıyordu. Şu anda durum nedir bilmiyorum. Siz de denemek isterseniz ücretsiz ürün için Koleston Türkiye’nin Facebook’taki Köpük Boya Yarışmasına katılabilirsiniz.
- Bu renk için konuşmak gerekirse; benim saçım zaten siyah, üzerine siyah boyayınca haliyle doğal durdu ama saçınız daha açık renkliyse sizde nasıl durur bilemiyorum.
- Boyayı temiz saça uygulamamak lazımmış, iyi tutmazmış. 1 gün beklemiş saça yapılırsa daha iyi tutarmış. İzlediğim videonun yalancısıyım
- Fotoğrafta saçıma AVON düzleştirici balm sürdüm, sıradan ev tipi bir fön makinesiyle en düşük sıcaklıkta kuruttum. Başka bir işlem yok, bu kadar düzleşmesi bana yetiyor. Yazın sıcağında düzleştiriciyle uğraşmak zor geliyor.
- Boyadan 4 hafta sonra saçlarım hala yumuşak, hala parlak ve hala beyaz tel görünmüyor.
***************
This was my first attempt to dye my own hair. It was actually my first time to dye my hair as well! I knew nothing about dying hair, I simply watched a Youtube video, then read the instructions and did it. If I can do it, anyone can! Foam dye was really easy to apply and I didn’t have to cover my hair during the waiting period. Koleston Foam Hair Dye gave my hair a very healthy shine and softer texture. Since my hair was already black (with minor amount of whites), black dye was just like my own hair color with extra shine. I really loved it























Son Yorumlar